MEME SAĞLIĞI

Memeler kadın üreme sisteminin bir parçasıdır. Tüm memeli hayvanların ortak özelliği, doğum sırasında memelerinin ortaya çıkması ve bebeklerini beslemeleridir. İnsanda ise durum biraz farklıdır. Memeleri, fertil olmadan, hamile kalmadan çok önce çıkmıştır. O nedenle, insanda memeler sadece bir üreme organı değildir ve cinsel yaşamının bir parçasıdır. 

     

Normal göğüs                Hipoplazi                                     Hiperplazi

Meme göz yaşı damlası şeklinde denilebilir. Büyüklük ve şekli çok değişkendir. O nedenle normalin nasıl olduğunun tarifi zordur. Fark sadece kişiler arasında değildir. Aynı kişinin memeleri de birbirinden farklıdır. Genelde sol meme biraz daha büyük ve sarkıktır. Memelerin şekli ve büyüklüğü genetik olarak önceden belirlenmiştir. Meme çok farklı şekil, büyüklük ve kıvamda olabilir. Deri, meme ve yağ dokusu içerir. Memenin yaklaşık üçte biri yağ, gerisi meme dokusudur. Meme dokusu normal kalırken, kilo alıp vermelerde yağ dokusu miktarı değişir. Meme dokusunun büyüklüğü ile süt verme ve kanser oluşması oranı arasında bir ilişki yoktur. Bu dokuların birbirine olan oranları sadece kişiden kişiye değil, aynı zamanda aynı kişide hayatı boyunca belli zamanlarda değişir. Meme ideal olarak koni şeklindedir. En geniş çapı tabanında, yani göğüs duvarındadır. Meme dokusu altında pektoral adeleler yer alır. Genç kızlarda, memeler tipik olarak sıkı ve göreceli olarak kalkıktır ve primer olarak meme dokusu içerir. Yaş ilerledikçe yağ oranı artar ve memeler sarkmaya başlar. Bu sarkma gebelik ve emzirme sonrası olmuşsa envolusyonel sarkma olarak adlandırılır. Meme sarkması kişilere bağlı olmak üzere çok erken veya çok geç yaşta ortaya çıkabilir. Kalıtım sarkma olayında en belirleyici faktördür.

Meme ucunun etrafındaki koyu renkli alan areola olarak adlandırılır. Şekli, büyüklüğü ve rengi kişiye ve onun ten rengine göre farklılık gösterir. İlk hamilelikten sonra areola daha koyu bir renk alır ve öyle kalır. Areola içinde Montgomery bezleri denilen küçük yağ bezleri yer alır. Meme ucu ve areola etrafında kıllar olabilir. Alınmalarında sakınca yoktur.

Normal meme ucu ve areola

Vücudun diğer organlarında olduğu gibi, memelerin de atar damar, toplar damar, sinirleri ve aynı zamanda lenfatikleri vardır. Atar damar yoluyla gelen ve dokulara sızan kan serumunun büyük kısmı toplar damarlara geri dönerken, özellikle büyük moleküllü olanlar lenfatikler yoluyla lenf nodlarına taşınırlar ve orada işlemden geçirilerek tekrar ana bir toplar damara dökülmek suretiyle yeniden kullanıma sunulurlar. Bu sistem ayrıca dokulardaki, yabancı madde, mikrop ve kanser hücrelerini de en yakın lenf nod zincirine taşıyarak bağışıklık sisteminin bunlarla nod içinde mücadele etmesini sağlarlar.

          

Memenin lenf drenajı Meme dokusu fötal hayatın 6. haftasında gelişmeye başlar. Koltuk altından kasığa uzanan "meme hattı" denilen çizgi üzerinde gelişir. Bu çizgi geriler ve gelişim sadece göğüs duvarında olur. Bazen bu hat üzerinde fazladan meme dokusu veya meme ucu artıkları kalabilir. Kız çocuğu doğduğunda başlangıçta annesinden aldığı hormonların etkisi ile cadı sütü denilen bir akıntı gelebilir ve hızla geriler. Ergenliğe kadar herhangi bir gelişme olmaz. Ergenlikle birlikte hormonların etkisi ile meme dokusu gelişmeye başlar. Âdet görmesi ise bundan 1-2 yıl sonra olur. Meme oluşumunun kız çocuklarının ruhsal gelişimine etkisi farklıdır. % 56'sı bu gelişmeden memnunluk ve gurur duyarken, % 34'ü bundan utanmakta ve hatta % 10'u nefret etmektedir. Bu tamamen çevre ve eğitimle ilgili bir sorundur. Bu dönemin sorunsuz geçmesi için anne ve hatta gerekirse hekim desteği şarttır. Meme, duyusal olarak hassas bir organdır. Özellikle ovulasyon ve âdet periyodunun ikinci yarısında bu hassasiyet artar. Meme ucu ve areolanın duyusu farklıdır ve bir cinsel organ olarak erojen uyarılara karşı çok duyarlıdır.

Sütyen Kullanımı

Sütyen 1920'lerde yaygınlaşmış,nispeten yeni bir buluştur. Bazıları sütyen giymeyi rahat bulurken bazıları rahatsızlık duymaktadır. Sütyenin memenin sarkmasını önlediği düşüncesi tamamen yalnıştır. Bazıları sosyal konumlarından dolayı zoraki takmaktadır. Sonuç olarak, sütyen giymek, kadının estetik, ruhsal ve sosyal konumuna göre karar vereceği bir konudur. Sütyen ölçünüz iki değerden oluşur. Beden ve cup (bone) ölçüsü. Beden ölçüsü vücut büyüklüğü ile ilgiliyken cup ölçüsü meme büyüklüğüyle ilgilidir. Genelde meme büyüklüğü ile beden orantılı olduğundan, her model için ayrı cuplar üretilmez.

Beden ölçünüzü nasıl bulursunuz

 Göğüs çevrenizin ölçüsünü almak için mezurayı memelerinizin altından göğüs kafesine çepeçevre dolayın. Mezuranın göğüslerin altından ve sırtınızda düz, yatay bir çizgi oluşturacak biçimde geçmesine özen gösterin. Örneğin çevre ölçünüz 76 ise kullanmanız gereken sütyen 80 beden olmalıdır. Sütyen bedenleri 5 cm.lik birimler halinde yükseldiğinden ana birimi geçen değerlerde bir üst beden alınmalıdır. (Ölçü, göğüslerde oluşacak şişlik ve gerginlikten etkilenmemesi için regl olmadan bir kaç gün önce alınır) Meme altı çevresi sütyen bedeni 70 cm. ve altı 70, 71-75 cm.arası 75, 76-80 cm. arası 80, 81-85 cm.arası 85, 86-90 cm arası 90, 91-95 cm.arası 95, 96-100 cm. arası 100.

 Sütyen cup (bone) ölçüsünü bulmak

Mezuranızı yine sırttan öne doğru, ancak bu kez memelerinizin ucundan (üstünden) geçecek biçimde çevreleyin. Çıkacak olan değer, birinci aşamada elde edilen meme altı çevresi değerinden daha fazla bir uzunluk olacaktır. Bu fark cup ölçüsünü verir. Fark Cup ölçüsü 6.5 cm.den küçükse A, 6.5-13 cm. arası B, 14 - 19.5 cm. arası C, 19.5-26 cm. arası D, 26 cm.den büyükse DD. Örneğin meme altı çevrenizin 73 cm, meme üstü çevrenizin 86 cm olduğunu varsayalim. İki ölçü arasındakı fark 11 cm olduğundan cup ölçünüz B olmalıdır. Dolayısı ile sütyen ölçünüz 75B'dir. Eğer sütyende cup belirtilmemişse B olarak düşünülebilir. Zaten kadınların çok büyük bir çoğunluğu B cup ölçüsünü kullanmaktadır.

Kendi kendine muayene

1970'lerdeki kadın hareketlerinin en önemli kavramlarından biri de kadının kendi bedenini tanımasıdır. Çünkü, daha öncesinde, tüm erojen bölgelere dokunmak birer tabuydu. Bunun iki amacı vardı. 1- Kendi bedenini bilmek, tanımak ve gurur duymak, 2- medikal amaçlı olarak dokularını tanımak ve yanlış bir şeyler olduğunda farkına varmak. Memeyi tanımak öncelikle ayna karşısında ayakta bakmakla başlar. Ardından eller kalçalara dayanarak bastırılır. Her iki durumda da memelerin görünümü irdelenir. Bir sonraki basamak memeyi hissetmektir. Bunu, ayakta duş alırken sabunlu elle yapmayı veya sırt üstü yatarken uygulamayı önerenler vardır. Memeler, granüler veya nodüler kıvamda hissedilebilir. Hepsi normaldir ve kişiden kişiye değişir. Önemli olan zamanla meydana gelen değişimleri farketmektir. Bunu kişinin hekiminden çok kendisi hisseder. Kendi kendine meme muayenesi aşağıdaki şekillerde yapılabilir. İdeali, ayda bir kez, âdet başlangıcında 7-10 gün sonra yapılmasıdır.

     

Meme muayene şekilleri

Meme Görüntüleme Yöntemleri 1-Mammografi: Meme kanseri erken tanısında en önemli araçtır. İki şekilde kullanılabilir: Tarama mammografisi: Normal, memesinde herhangi bir bulgusu olmayan kadınların memelerini izleme amaçlı kullanılır. Amerikan Kanser Derneği, 40 yaşından önce sadece bir kez, 40-50 yaşları arasında 1-2 senede bir, 50 yaşından sonra her sene yapılmasını önermektedir. Diyagnostik mammografi: Tanı amaçlıdır. Şikayeti olan veya diğer yöntemlerle olası bir sorun tespit edildiğinde yapılır. 2-Ultrasonografi: Daha çok gençlerde ve kitlenin kistik olup olmadığını anlamada kullanılır. 3-Manyetik Rezonans (MRI): Pahalı bir yöntemdir. Diğer yöntemlerle tespit edilen lezyonun daha detaylı incelenmesini sağlar. En kullanışlı olduğu yer meme protezli olguların değerlendirilmesidir. 4-Pozitron Emisyon Tomografisi (PET): Oldukça yenidir. Özellikle kanser nükslerinin takibinde önemlidir.